Kaş & Kaputaj Plaji & Kalkan & PataraGünübirlik

Turumuz Hakkında

Sabah Saat 06.00 Evinize En Yakın Ana Caddelerde Buluşma ve Kaş'a hareket.

 
Yetişkin
100 TL
Çocuk (5 - 12 yaş arası)
90 TL
Bebek (0 - 4 yaş arası)
Ücretsiz

Müşteri Hizmetleri

+90 850 205 37 65 +90 242 237 64 97 +90 535 548 51 57

Size özel hizmetlerimiz

TalyaTur ailesi olarak müşterilerimizin fikirleri ve düşüncelerini önemsiyoruz. Bu sebeple hizmetlerimizin kalitesini maksimumda tutmaya çalışıyoruz.

- Transfer Hizmeti
- Rehberlik Hizmeti
- 7/24 E-Posta Desteği
- Call Center Desteği 7/24
- Danışmanlık Hizmeti
- Ulaşım ve Aracılık Hizmetleri
- Online Bilet Hizmeti
- Konaklama Hizmetleri

ÜCRETE DAHİL HİZMETLER

  • TÜM ULAŞIMLAR
  • SABAH KAHVALTISI
  • AKŞAM YEMEĞİ
  • REHBERLİK

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

  • MÜZE VE ÖRENYERİ GİRİŞLERİ
  • YEMEKLERDE ALINAN İÇECEKLER
  • ÖĞLE YEMEĞİ

TUR PROGRAMI

Her Cumartesi Ve Pazar BAYRAM DA HER GÜN

 

Sabah saat 06.00 evinize En Yakın Ana Caddelerde Buluşma ve Kaş'a Hareket. 

Yolumuz Üzerinde Tekirova'yı Geçtikten Sonra Yarıkpınar Restaurant da Serpme Köy Kahvaltısı 

Kahvaltı Sonrası Kumluca Finike Demre Üzeri Kaş'a Varış ve 1 Saat Serbest Zaman 

Kaş Gezimizin bitiminde Kaputaj Plajına Hareket. Kaputaj Plajında 1,30 Dakika Serbest Zaman Deniz ve Kumsalın Keyfini Çıkartıyoruz

KaputaJ Plajı Çıkışımızla Birlikte Patara Plajına Geçiyoruz. Buradada Denizin ve Kumsalın Tadını Çıkarıyoruz.

Akşama Doğru Kalkan'a Hareket. Kalkan da Serbest Zaman. Kalkan Gezimizin Bitimin de Kaş'a Hareket Kaş'da Kısa Mola ve Antalya Ya Hareket

Akşam Dönüşümüzde Yine Yarıkpınar Restaurant da Dereden Akan Suların Ferahlığı ve Doğa ile Başbaşa Akşam Yemeğimizide Alıyoruz.

Yemekten Sonra Antalya ya Hareket ve Bir Başka Turda Görüşmek Dileğiyle Hoşçakalın...

 

TUR ÜCRETİ

KİŞİBAŞI                100 TL

04 - 12 ÇOCUK         90 TL

00 - 03 ÇOCUK       FREE

ÖNEMLİ NOTLAR

Patara Plajı 

Patara Plajı ismini nereden aldığını ve tarihi hakkında kısa bir bilgi ile başlıyoruz.Patara bir Likya kentidir. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip olan altı kentinden biri ve belkide en önemlisidir. Likya birliği toplantılarının çoğunlukla Patara’da yapıldığı yazılmıştır. Likya dilinde pttara olan kentin M.Ö. 5. yüzyılda var olduğu ve İskender’in kuşattığı kentlerin arasında yer aldığı da bilinir. Bir inanışa göre ise Patara’yı su perisi Lykia ile beraber tanrı Apollon’un oğlu paturus kurmuştur. Patara Romalıların döneminde de çok önemli bir kent olmuştur. Patara limanı, hububat depoları, ve sevkiyat açısından önem taşımıştır. Bizanslıların döneminde de gelişimini sürdüren kent, hıristiyanlarca da önemli sayılmıştır.

Patara plajı Kaş ve Fethiye ilçeleri arasında kalan ve şimdiki adı ile Gelemiş köyü olan antik Patara kentinin plajıdır. Nesilleri tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan caretta caretta adı verilen deniz kaplumbağalarının en önemli yumurtlama alanlarından birisi olarak, doğal hayatı koruma vakfı tarafınca hazırlanan proje ile korunmaktadır. Bozulmamış yapısı ile doğa sevenlerin ilgisini çeken patara, bütün dünya çocuklarının Noel baba adı ile tanıdığı Aziz Nikolaus’un doğum yeridir. Antik dönemlerden kalan eserler ile ilgi odağı olan Patara’nın 22 km’lik en dar bölümü, 285, en geniş bölümü ise 1500 metre olan plajı Türkiye’nin en uzun kumsalı olarak nitelendirilmektedir.

 Kleopatra Plajı

Çölü andıran kumları ve tertemiz denizi, çam ormanları ile ünlü yöre bünyesinde daha pek çok sürprizi saklıyor. Ancak antik kentin büyük bir bölümü rüzgarlar ile bir yerden bir yere taşınan kumlar altında saklıdır. Kum taşınmasını önlemek amacıyla geliştirilmiş bir proje dahilinde iklime uygun olarak dikilen akasya ve bitki türleri bölgeye ayrı bir güzellik katıyor.

 

Doğa harikası Kaputaş Plajı

Yaz başında ege ve akdenizlilerin "ilk yaz" diye tabir ettikleri zamanda Bodrum'dan başlayıp Olimpos'a uzanan güzel bir tatil yaptım. Aynı tatili geçen sene de "sarı yaz" dedikleri Ekim ayının ortalarında yapmıştım. "İkisi arasında bir fark var mı?" diye sorarsanız, sadece sarı yaz kısmında deniz suyu daha sıcak oluyor. İki mevsimde de ortalık sessiz, sakin, hava limonata kıvamında. Yola gelirsek... Bildiğiniz sahil yolu; dar, virajlı ama nefis deniz manzaralı. Sezon dışı olduğu için trafik yoğunluğu az... İşte denizine girmelere doyulmaz Kaputaş Plajı'da tam bu yol üzerinde. Bodrum tarafındanAntalya'ya gelirken, Kalkan'ı geçtikten hemen sonra daha Kaş'a gelmeden bir viraj dönüşü karşınıza çıkıveriyor. Sizin de nefesiniz kesiliyor... 

Bu arada en sevindiğiniz şey içinizdeki mayonuz oluyor. Sadece resimlerde vardır böyle yerler dedirten şahane bir plajve deniz. Özellikle de deniz... Hemen arabanızı sağa çekiyorsunuz yaklaşık 180-190 basamaktan oluşan merdivenden aşağıya uçarak inip, kendinizi bu turkuaz rengi sulara bırakıyorsunuz. Yuvarlak çakıl taşları, pırıl pırıl suyun altında altın gibi ışıldarken, yer altından akan suların karıştığı hafif serin deniz sizi bir sevgili gibi içine çekiveriyor.

Bu girişten sonra biraz da Kaputaş plajını anlatayım. Aslında bir kanyon ağzı olan plajda öyle, tesis, tuvalet, su, şemşiye, şezlong filan yok daha Allah'a şükür. Zaten sabah gidip, akşama kadar güneş altında kalamazsınız. Yol kenarından aşağıya ulaşmak için merdiven var dedim. Basamak sayısı çok olsa da sizi korkutmasın. Geniş ve kademeli yapıldığı için kolay inilip, çıkılıyor. Eğer o civarda kalıyorsanız alın suyunuzu, meyvenizi yanınıza, serin havlunuzu altınıza birkaç saat yüzüp, güneşlenip dönersiniz. Yok yoldan geçerken şu şahane suya kedimi bırakayım diyenlerden olacaksanız, o zaman, Kaputaş plajına en yakın mola yerinde mayolar içinize giyilecek. Yoksa sadece kızgın güneşin altında otoyolun üzerinden, o turkuaz sulara girip çıkanlara bakakalırsınız. Son olarak, hiç olmazsa o yoldan bir kere geçilmeli ve o eşi benzeri olmayan şahane denize girilmeli derim